Doğanın bize sunduğu en özel gıdalardan biri olan mantar söz konusu olduğunda, ülkemizin zenginliğini de hatırlamak gerekiyor.

Mantar, tabiatın en kıymetli ve en özel besinlerinden biri, şüphesiz. Peki, mantar konusunda ülkemizin zenginliğinden ne kadar faydalanabiliyoruz?

Biz sofralarımızda kültür mantarlarını görmeye çok alışkınız. Öte yandan bilimsel çalışmalar, Türkiye’de 40’ın üzerinde yenebilir mantar çeşidi olduğunu gösteriyor. Mantar, hakkında bilgi sahibi olunmadığında çok tehlikeli bir besine dönüştüğünden, genel tüketim alışkanlıklarımızda mantardan biraz çekiniyoruz. Öte yandan kent yaşantısı da doğal alanlara erişimleri kısıtladığından, mantar konusunda, yalnızca marketlerden ulaşabildiklerimizle yetiniyoruz.

Bu yazıda, Türkiye’nin bu zenginliğinin bir kısmına yer veriyoruz.

Ayı Mantarı (Porçini Mantarı)

Halk arasında çörek mantarı, dünya mutfağında porçini olarak bilinen ayı mantarı, etli şapka kısmının sapından daha koyu olmasıyla ayırt edilebilir. Şapkası 7 ila 30 santimetre arasında değişiklik göstermekle birlikte, en yaygın tüketilme şekli sotedir. Porçini mantarı, makarna sosu, çorba ve hatta çiğ olarak tüketilebilir.

İlgili İçerik:  Dünya mutfaklarına yolculuk: Meksika

Biftek Mantarı

Pişmesi biraz vakit alan biftek mantarı, görüntüsüyle çiğ eti andırır ve tadı biraz ekşidir. Yenebilir mantarlar içerisinde en lezzetlilerinden biri olan biftek mantarı, Ağustos ve Kasım ayları arasında yetişir ve bu yüzden oldukça değerlidir.

İstiridye Mantarı

Kültür üretimi de mümkün olan istiridye mantarı, kavak mantarı olarak da bilinir. Egzotik mantarlara olan ilginin artmasıyla evde bile üretilebilir hâle gelen istiridye mantarı, oldukça lezzetli ve ekonomiktir. Özellikle Avrupa ülkelerinde bolca tüketilmektedir.

İlgili İçerik:  Ahşap paletlerle yapabileceğiniz 8 dekoratif tasarım

Trüf Mantarı

Ağaç köklerinde, toprağın altında yetişen yenilebilir bir mantar olan trüf, toprak altında yetişen mantarların ortak adıdır. İtalya, Fransa ve İspanya gibi ülkelerde çokça tüketilen trüf mantarı, ülkemizde de asitsiz topraklarda bolca yetişir. Kilosu ciddi rakamlara alıcı bulan trüf mantarı, benzersiz bir tada, kokuya ve aromaya sahiptir.

Coğrafyamızı daha iyi tanıyarak, doğaya dair daha çok bilgi sahibi olarak, organik lezzetlere erişmek mümkün. Fakat şu uyarıyı da tekrar hatırlatalım: Zehirli ve yenilebilen mantarları birbirinden ayırmak, çok zor olabilir. O sebepten, yabani mantarları uzmanına danışmadan toplamayın ve emin olmadıkça tüketmeyin.

Yorum yap!