Buğday, çavdar, arpa, yulaf gibi tahıllarda bulunan bir protein grubu olan gluten, eskisi kadar masum değil.

Buğday, çavdar, arpa, yulaf gibi tahıllarda bulunan ve bu tahılların mamullerinde hamurun ağsı yapısını oluşturarak malzemeyi birbirine bağlayan bir protein grubu olan gluten, gıdaların raf ömrünü uzatması ve elde edilen ürünün kalitesini artırması gibi özellikleriyle biliniyor.

Paketlenmiş gıdaların gündelik yaşantımızın vazgeçilmez bir parçası hâline dönüşü, insanlığın temel besin kaynağı olan tahılların çeşitli biçimlerde kontrolsüz tüketimini de yol açıyor. Raf ömrünü uzattığı ve kaliteyi artırdığı için üreticiler tarafından tercih edilen glutenli tahıllar, sindirim sistemini hasara uğratan bir hâl alıyor ve gluten proteinine hassas olan kimselerde, tarihsel geçmişi tahıl tarımının yapıldığı ilk medeniyetlere kadar uzansa da gluten intoleransının yani çölyak hastalığının görülme sıklığını artırıyor.

İlgili İçerik:  Geleceğin restoranları nasıl olacak?

Kontrolsüz kullanımla genetik faktörler bir araya geldiğinde, bağırsaklardaki sindirimi sağlayan tüysü oluşumların yapısını bozarak yiyecek emilimini azaltan, başka bir deyişle bağırsak fonksiyonlarına zarar veren gluten, yaşam kalitesini oldukça etkileyen bir hastalığın, çölyak hastalığının sebebi olarak görülüyor.

Bazı bireylerde hiç belirti vermeyen ve çok hafif seyredebilen çölyak hastalığı, şişkinlik, kilo azlığı, kas zayıflığı, kansızlık, bezginlik, karaciğer hastalıkları, büyüme geriliği gibi birçok belirtiyle ortaya çıkabiliyor. Her yaşta görülmekte olan ve teşhisi zor olarak tanımlanan çölyak hastalığı, insan sağlığı üzerinde birçok olumsuz etkiye sebep olabiliyor.

Çölyak hastalığında genetik yatkınlığın öneminin altını çizen uzmanlar, özellikle anne sütünün, bağışıklık sistemini güçlendirici özelliklerinden kaynaklı olarak mutlaka verilmesi gerektiğini vurguluyor. Yaşamının herhangi bir döneminde çölyak belirtileri görülen ve çölyak teşhisi konulan kimselerin ise bu hastalıkla beraber yaşamayı öğrenmek dışında bir çaresi yok gibi gözüküyor. Çölyak hastalığıyla birlikte yaşamak için uygulanabilecek şey ise, sıkı bir diyet. Glutenli gıdaların tüketilmemesi, hastalık belirtilerinin görülme sıklığını azaltıyor ve yaşam kalitesini iyileştiriyor. Gluten intoleransı sahibi hastaların rahatlıkla tüketebileceği gıdalar arasında mısır, pirinç, patates, soya, sebzeler ve meyveler ile gluten içermeyen bakliyatlar ve hayvansal gıdalar yer alıyor.

İlgili İçerik:  Bıçağın ustası olun: Doğrama Teknikleri

Bireysel olarak çölyak konusunda yapabileceklerimiz, toplumsal farkındalığı artırmaktan geçiyor. Nuh’un Ankara Makarnası, glutensiz çeşitleriyle, çölyak hastalarının da gönül rahatlığıyla makarna yiyebilmesi için ürün çeşitliliğini artırmak ve tedarik zincirini geliştirmek adına çalışmalarını sürdürüyor.

Yorum yap!

İlgili İçerikler