11

İyi bir akşam yemeği menüsünün olmazsa olmazı, sıcacık, iç ısıtan bir çorba, şüphesiz. Sonbahar, kış mevsimlerinin aranan lezzeti çorbalar, mevsimler değişse de iyi yemeğin başlangıcı olarak Türk kültüründe hep var oldu. Türk mutfağının öne çıkan zenginliklerinden biri olan çorbaların kökeni de oldukça uzaklara dayanıyor.

Çorbanın her zaman iyi bir öğün başlangıcı ya da başlı başına bir öğün olduğunun kanıtı aslında etimolojisinde gizli. Sanskritçe dilinden köklenen ve İngilizceye “soup” olarak giren çorba, “iyi beslenme” anlamını taşıyor. Türkçedeki çorba kelimesinin kökeni ise Fars diline dayanıyor.

Yaklaşık 10 bin yıl öncesinde çorba hazırlandığını ve tüketildiğini gösteren kanıtlar bulunuyor. Çorbanın günümüzdeki hâline kavuşması ise, 1651 yılında Pierre François la Varenne tarafından yazılan Le cuisinier français isimli kitapla oluyor. Tüm dünya halklarının çeşitli dönemlerde mutfağın bir parçası hâline getirdikleri bu lezzetler, Türklerde de İslamiyet öncesinden bugüne görülüyor.

İlgili İçerik:  Evin İçinde Küçük Bahçeler: Teraryum

Orta Asya Türkleri’ne dair araştırmalar, tahıl ürünlerinden, bugüne dek korunmuş oğmaç çorbasının o dönemlerde de yapıldığını gösteriyor. Et, et suyu ve erişte taneleriyle hazırlanan oğmaç çorbasını ise, yine bugüne dek koruduğumuz ve mutfağımızın en zengin çorbalarından biri olan tarhana izliyor. O dönemlerde de tarhana, yaz mevsimlerinde hazırlanarak tüm yıl tüketilen bir besin olarak karşımıza çıkıyor.

Osmanlı Devleti’nde de düşük gelir düzeyine sahip halktan, padişaha dek her akşam yemeğinde, hatta sabahları da içildiğine dair kayıtlar bulunan ve besleyici, ekonomik ve yaratıcılığa açık yanıyla çorbaların, çağlar boyu Türk mutfağının önemli bir besini olmasının yanı sıra, kültüre de doğrudan etki ettiği biliniyor. “Çorba etmek”, “çorba gibi”, “el ağzıyla çorba içmek” gibi deyimlere de girmiş çorba kelimesinin, çeşitli yöresel manilerde de yer alması, bu durumu ispatlıyor.

İlgili İçerik:  Dünyanın En Başarılı 7 Şefi

Sütler azaldı gayri, tarhanaya geçilsin
Kışa hazırlık olsun; hızır gibidir darda
Yıkansın buğdayımız ayıklanıp seçilsin
Değirmende kesilsin, örselensiz rüzgârda
Sütü bol kaymağı bol, nefis olur bu çorba

Her dadaşın dileği
On bir ayın direği
Çorba, kıyma, kadayıf
Ramazan’ın yemeği

Yorum yap!