Kış yaklaşıyor. Eylül ayıyla birlikte soframızın en zengin besin kaynaklarından birinin mevsimi de başladı. Tabii ki balıktan söz ediyoruz. Birçok beslenme uzmanına göre haftada en az 2 kere tüketilmesi gereken bir besin balık… Faydaları saymakla bitmiyor. Fakat taze olmadığında da insan hayatını kolayca riske atabiliyor. İşte bu yüzden bu yazıda, bozuk balık almaktan kaçınmak için dikkat etmeniz gereken bazı tüyolara değindik. 

Fosfor, B12 ve diğer birçok vitamini barındıran, zihni güçlendiren bir besin balık! Mevsimi geldiğinde, özellikle taze taze tüketmek gerekiyor. Piştiği anda hemen tüketilmezse, besin zehirlenmesine sebep olabiliyor.  Bu nedenle balığı piştiği günde, hatta piştiği anda tüketip bitirmekte fayda var. Balık alışverişinizi yaparken de dikkatli olursanız; hiçbir problem kalmaz. İç rahatlığıyla balığınızı tüketebilirsiniz.

Öncelik: Koku ve Şekil

Balığın taze olup olmadığını anlamak için pullara, balığın yumuşaklığına, gözlerine ve solungaçlarına bakmak gibi birçok yöntem var. Fakat balık konusunda pek de uzman değilseniz; bunlar biraz aklınızı karıştırabilir. Bu nedenle en basit yöntemle başlayalım: Balığın kokusuna ve şekline dikkat edin! Bozuk balık, tahmin edebileceğiniz gibi çok kötü kokar ve şekli bozuk olur. Normalde, balık sudan çıktığı anda kaskatı kesilir. Balığı yan tuttuğunuzda başından kuyruğuna kadar elinizde dümdüz durması gerekir. Eğer balık bozuksa, dokusu yumuşayacak ve balığı yere paralel tuttuğunuzda, hafif yana doğru eğilecektir.

İlgili İçerik:  Makarnadan Sanat

Bir Başka Mesele: Gözler ve Solungaçlar

Evet… Bu ana kadar tüm kontrollerinizi yaptınız; balıkları elinize aldığınızda kuyruğu yana düşmüyor ve kötü kokmuyorlar. Ama yine de emin olmak istiyorsunuz. O hâlde dikkat etmeniz gereken balıkların gözleri ve solungaçları. Bayatlamış balığın gözündeki canlılık kaybolur, pulları soluklaşır ve solungaçlarındaki kırmızılık matlaşır. Bu nedenle balık alırken, gözlerinin canlı durmasına ve solungaçlarının canlı kırmızı bir tonda olmasına dikkat etmelisiniz.

Balığın Uzmanlarına: Bir Dokunsanız Yeter!

Kimimiz balık seçiminde evhamlı. Özellikle denizden uzak yaşayanlarımız balık seçiminden pek anlamadığını itiraf edecektir. Kimimiz ise balık deyince en az 10 cins sayabilecek türden. Eğer sık sık balık yiyorsanız veya zaten denize kıyısı olan bölgelerin insanıysanız; balık seçmek sizin için çok daha kolay olacaktır. Hangi balığın ne sertlikte olduğunu bilecek; şöyle bir dokunarak balığın elastik yapısını kaybedip kaybetmediğini anlayacaksınız. İşin uzmanı olma yolunda ilerleyenlere sırrımızı verelim: Balık ne şişmiş, sert olmalı; ne de yumuşamış ve elastik yapısını kaybetmiş olmalı.

İlgili İçerik:  Noodle: Makarna Mı Erişte Mi?

Yeri gelmişken şunu da ekleyelim: Balık zehirlenmelerinde asıl neden; bozulduğunda balıktaki “histamin” maddesinin artmasıdır. Yani yoğurtla birlikte yeseniz de yemeseniz de; sizi zehirleyen balıktır. Balıkla süt ürünlerini beraber tüketmeyi sevenler için faydalı bir not olduğunu düşünüyoruz. Mutfağa dair öğrenebileceğiniz diğer her şey için, Nuh’un Ankara Makarnası’nın YouTube kanalına bekliyoruz! J

Yorum yap!

İlgili İçerikler