Coğrafi İşaret Ürünler serimizde bu hafta Akdeniz Bölgesi’nden olan iki lezzete göz atıyoruz. Biri bölgenin batısından biri de doğusundan olan bu iki uzak ürünü blog yazımızda birleştiriyoruz. Akdeniz’in batısından Aydın kestanesinin ve doğusundan Osmaniye Kadirli turpunun simge lezzetler olmasını sağlayan neler var birlikte bakalım.

 

Aydın Kestanesi

Kestane üretiminde dünya ikincisi olan ülkemiz yıllık 60 bin tondan fazla kestane üretiyor. Bu üretimde ise en büyük pay Aydın’ın. Aydın ilimiz Türkiye üretiminin yaklaşık üçte birini karşılıyor. 55 bin dekar alanda, 500 binden fazla ağaçta, yılda ortalama 20 bin ton kestane yetiştiriliyor.

 

Yüksek ağaçlarda yetişen ve hasadı meşakkatli olan kestanenin toplanma süresinin oldukça kısa tutulması önemli. Dikenli kozalak içinde olgunlaşan kestanelerin, bu kozalaklar açılmadan ağaçtan toplanması gerekiyor. Aksi hâlde açılan kozaklardan düşen kestaneler, güneş ışığına maruz kalarak kurtlanıyor.

 

Toplandıktan sonra ise her şey bitmiyor. Sırıklarla ağaçlardan düşürülen kozalaklar, bahçelerdeki kuyulara dolduruluyor. Üstü otlarla kapatılıp yaklaşık 2 ay boyunca yağmur ve kar sularıyla tam olgunlaşmamış kestanelerin gelişimi sağlanıyor. Bunun yanında kozalaklar da çürümüş oluyor. Ardından aralık sonuna doğru kestaneler kuyulardan çıkarılıyor.

 

Meyveleri sofralık olarak kullanıldığı gibi büyük oranda sanayi hammaddesi şeklinde de kullanılan kestanenin en büyük değerlendirme alanı ise kestane şekerciliği.

 

Meyve iriliği oldukça önemli olan kestanede, 2013 yılından beri tescili bulunan Aydın kestanesi üstün özellik sergiliyor. Meyve ağırlığı 13,445 g ile 19,383 g arası; kilogramdaki meyve adedi ise 51 ile 78 adet arası değişiyor. Bu meyve iriliği değerleri diğer bölgelerdeki kestane çeşitlerinin değerlerinden çok yüksek bir seyir izliyor.

 

Osmaniye Kadirli Turpu

04.09.2020 tarihiyle oldukça taze bir tescile sahip olan Osmaniye Kadirli ilçesindeki bu kırmızı turp çeşidi ülkemizin ihtiyacının %70’den fazlasını karşılıyor. Bölge ekonomisi açısından büyük önem arz eden Kadirli turpu, halk arasında “kırmızı altın” olarak nitelendiriliyor. 60 bin dekar alanda yapılan ekimiyle büyük bir kitleye iş imkânı sağlıyor.

 

Toplanan turplar, çamurlarından arındırılmak üzere genelde Savrun Çayı üzerindeki turp havuzlarında yıkanmaya getiriliyor. Burası aynı zamanda Turplar Vadisi olarak anılıyor. Kasım ayında başlayan turp hasadı, mart ayında son buluyor.

 

Çimlenme döneminde 20-25 derece, yetişme döneminde ise 14-16 derece arası değişen hava sıcaklığına ihtiyaç duyuluyor. Kadirli ilçesindeki pH değeri bakımından hafif alkali ve yüksek potasyumlu topraklar, turpun ihtiyaç duyduğu nitelikleri karşılıyor. Turpun tat ve aromasını iyileştiren, düzgün şekilli olmasını sağlayan ise Kadirli’nin tınlı, alkali ve organik madde bakımından zengin olan toprağı.

 

Parlak kırmızı kabuklu, içi beyaz ve diğer turplardan farklı olarak rahatsızlık vermeyecek kadar hafif acı tada sahip Kadirli turpunun ağırlığı ortalama 150-200 g arasında değişiyor.

Yorum yap!

İlgili İçerikler