Kış güneşi gibi parlayan rengi ve bal kıvamındaki tadıyla cennet hurması, pazar tezgahlarında boy göstermeye başladığında mutfakta yaratıcılığın da kapıları aralanır. Kimileri için “Trabzon hurması”, kimileri içinse “ebem lokumu” olan bu meyve, aslında doğanın bize sunduğu en saf ve en tatlı özlerden biridir. Şubat ayının ortalarına geldiğimiz, kışın o dingin ama bir yandan da yavaş yavaş bahara göz kırpan havasına en çok yakışan meyvelerin başında gelir. Sadece kaşıklayarak tüketilen bir meyve olmanın çok ötesinde; hem modern tatlılarda hem de kahvaltılarda şeker ilavesiz bir lezzet bombası olarak yerini alan cennet hurması, mutfağımızda her geçen gün daha fazla başrol oynamayı hak ediyor.

Gelin, bu şifalı kış meyvesinin sadece damağımızda bıraktığı tatlı izlere değil, bize sunduğu genel faydalara da bir göz atalım.

Cennet Hurmasının Bize Kattığı Değerler

Doyurucu ve Enerji Verici: Doğal şekerler ve kompleks karbonhidratlar açısından zengin olan bu meyve, kışın ihtiyaç duyduğumuz enerjiyi en temiz hâliyle sağlar. Gün içindeki yorgunluğu üzerinizden atmak için harika bir atıştırmalıktır.

Göz Alıcı Besleyicilik: Turuncu rengini veren beta-karoten ve vitaminler sayesinde vücudun genel dengesini korumaya yardımcı olur. Mevsimsel değişimlerde vücudun zinde kalmasına destek verir.

Sindirim Dostu Yumuşaklık: İçerdiği yoğun lif ve yumuşak dokusu sayesinde sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardımcı olur, kendinizi çok daha hafif hissetmenizi sağlar.

Doğal Koruyucu Kalkan: Fenolik bileşikler ve antioksidanlar açısından oldukça cömert olan cennet hurması, vücudun dış etkenlere karşı direncini artırmada önemli bir rol oynar.

Mineral Deposu: Potasyum, manganez ve bakır gibi temel minerallerle doludur. Bu mineraller, kendinizi hem fiziksel hem de zihinsel olarak daha canlı hissetmenize katkıda bulunur.

Peki, bu bal gibi meyveyi mutfakta sadece taze hâliyle mi bırakmalıyız? Tabii ki hayır. Cennet hurmasıyla mutfakta sihirli dokunuşlar yapmak için bilmeniz gereken birkaç küçük sır var.

Cennet Hurmasıyla Mutfakta İşinizi Kolaylaştıracak İpuçları 

  • Eğer aldığınız hurmalar henüz tam olgunlaşmamış ve ağızda buruk bir tat bırakıyorsa, onları bir elmayla beraber kapalı bir kağıt poşette bekletin. Birkaç gün içinde ipeksi ve tatlı kıvama ulaştıklarını göreceksiniz.
  • Tamamen olgunlaşmış, adeta kıvamlı bir krema hâline gelmiş hurmaları dondurucuda saklayabilirsiniz. Canınız istediğinde çıkarıp hafifçe çözdürdüğünüzde, katkı maddesi içermeyen doğal bir dondurma yiyormuş hissi verir.
  • Kek ve kurabiye hamurlarınıza püre haline getirdiğiniz cennet hurmasını eklerseniz, tarifteki şeker miktarını yarı yarıya azaltabilirsiniz. Bu yöntem, yemeğinize hem nemli bir doku hem de doğal bir aroma katacaktır.
  • Kabuklarını soymakta zorlanıyorsanız, hurmaları bir dakika kadar kaynar suda bekletip hemen soğuk suya alın. Kabukların kendiliğinden soyulduğunu göreceksiniz.
  • Yoğurt veya yulaf kaselerinizin üzerine sadece dilimlemekle kalmayın, çatalla ezip içine bir tutam tarçın ekleyerek karıştırın. En basit öğününüz bile bir anda gurme bir tatlıya dönüşecektir.

Şaşırtıcı Bir Lezzet Buluşması: Cennet Hurmalı ve İrmikli Çikolatalı Kek
İrmiğin o kendine has dokusu, çikolatanın karşı konulmaz cazibesi ve cennet hurmasının bal tadı tek bir dilimde birleşirse ne olur? Cennet Hurmalı ve İrmikli Çikolatalı Kek, alışılmış kek tariflerini unutturacak kadar iddialı bir lezzet dengesi sunuyor. Hurmanın kattığı nemlilik ve irmiğin verdiği hafif taneli yapıyla her çatalda farklı bir keyif alacağınız bu tarif, çay saatlerinizin vazgeçilmezi olacak. Bu özgün ve nefis kekin tüm detaylarını ve hazırlama aşamalarını Nuh’un Ankara Makarnası YouTube kanalında bulabilirsiniz.

Cennet hurmasının sunduğu bu doğal tatlılığı ve sağlığımıza olan katkılarını keşfettiğinize göre, şimdi mutfakta yeni deneyimlere yelken açma vakti. Nuh’un Mutfağı’ndan ilham verici tarif videoları ve şeflerimizin ustalık dolu önerileriyle sofralarınızı zenginleştirmek için oynatma listemize göz atmayı unutmayın!

Yorum yap!

İlgili İçerikler